Hakkımda
28 Eylül 2012 Cuma
Brüksel'den Ankara'ya: hoşgelsin sonbaharımız
Bu şehri kendi hali ve Ankara'ya benzerliği ile o kadar sevdim ki, gökyüzüne bakıp mutlulukla oh be diyebiliyorum.
Burada hava güneşli bugün. Bu sebepten belki de içimde sebepsiz bir mutluluk oluyor. Ankara'yı yeni yaşayan birinden güzel bir mail almak sevincimi arttırıyor. Ankara'ya gitme planlarımı ona yazarken sevincim daha da artıyor, maildeki sözcükler gidip benim yerime kendilerini gerçekleştirecek. İlk düşen yapraklara dokunacaklar,öyle söylediler bana.
Kapalı olan sesini açmak için tuşuna basıyorum bilgisayarın, o anda radyoda Vivaldi'nin mandolin konçertosuna denk geliyorum. Bugün her şey ne güzel diyorum.
Aklıma biricik kardeşim düşüyor, mandolin sesinin çocukluğumu getirmesinden olsa gerek.
Her çocukluğumu düşündüğümde kendimi Ankara sokaklarında buluyorum. Oysa ki ben bu şehirden çocukken sadece yol üzerinde geçtim daha el sallamasını bile bilmezken.
Olsun hem zaten ben dört mevsim büyümek de istemiyorum ki Ankara. Sonbaharının gelişini uzaklardan selamlarım biraz geciksem de.
Brüksel- Eylül 2012
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder